Gökçeada veya eski adıyla İmroz Çanakkale'nin bir ilçesi ve Türkiye'nin en büyük adasıdır. Ege Denizi'nin kuzeyinde, Saros Körfezi girişinde yer alır. 91 km kıyı şeridine sahiptir.
Gökçeada tarih boyunca, Avrupa-Asya arası köprü görevi görerek devamlı el değiştirecek ölçüde önemli bir konuma sahip olmuş. Adanın yerleşim tarihinin ne kadar eskiye gittiğine dair net bir bilgi bulunmuyor. Ama ilk yerleşenlerin Pelasg’lar olduğu varsayımları kabul görüyor.. Pelasg’lardan sonra Persler’in egemenliği altına giriyor. Daha sonra Atinalılar ile Persler arasında MÖ.448’de yapılan barış neticesinde Atina’ya bağlanıyor.
1453 İstanbul'un fethiyle birlikte 1455 yılında Gökçeada Osmanlı himayesine giriyor. Tarih boyunca Venedikliler'in işgaline uğrayarak bir kaç defa el değiştirse de Gökçeada, Lozan Barış Antlaşması sonucunda kesin olarak 22 Eylül 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılıyor.
Adaya ulaşım, geçtiğimiz yıllarda uçak seferleriyle de yapılmış olsa da şuan sadece deniz yoluyla sağlanıyor. Bunun için arabalı feribot ve deniz otobüsü kullanılıyor.
Gökçeada'yı bu kadar güzel yapan en önemli etken; anakaradan uzak olması nedeniyle doğasının insan baskısıyla bozulmasının engellenmesi. Türkiye’nin ilk sualtı parkı burada ilan edilmiş ve doğası koruma altına alınmış.
Rum Köyleri
Gökçeada'ya gidilince ilk evvel küçük köyleri gezmenizi öneririz. Çoğunlukla tarihi yapısını koruyan eski Rum Köyleri olmak üzere Gökçeada'nın 10 köyü bulunuyor.Bademli, Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Rum köyleri. Bu köylerde nüfusun çoğunluğunu Rumlar oluşturuyor.
Gökçeada Tepeköy Çınaraltı
Gökçeada'da manzaranın keyfine varılacak en güzel nokta kuşkusuz Tepeköy.625 yaşındaki çınar ağacının yer aldığı noktanın etrafı ziyaretçiler için düzenlenmiş ve bir piknik alanı oluşturulmuş.
Gökçeada Tuz Gölü
Aydıncık ve Kefaloz plajlarının her iki taraftan rüzgarın etkisiyle yığdığı kum seddinin ortasında Tuz Gölü oluşmuş . Gölün derinliği ortalama 1 mt. , genişliği 1 km. Göle tamamen deniz suyu ve yağmur sularıyla oluşmuş. Özellikle sonbaharda göç eden flamingoların ziyeret ettiği göl doğa fotoğrafçıları için harika bir nokta oluyor.
Gökçeada Peynir Kayalıkları
Kuzulimanının hemen solunda yer alan Kaşkaval Burnu, benzersiz şekli nedeniyle halk arasında peynir kayalıkları olarak bilinir. İlginç heykelsi kaya oluşumlarına sahip bu nokta adeta üstüste dizilmiş peynir kalıplarını andırır. Peynir Kayalılklarını ancak denizden tekneyle geçerken görmek mümkün.
[zombify_post]


0 Yorumlar