Eskişehir’de Gezilecek Yerler


Eskişehir gezilecek yerler açısından sahip olduğu zengin çeşitlilik sayesinde turistik açıdan ülkemizin en popüler şehirlerinden biri haline gelmiş durumda.

Kentte geçireceğiniz tatil günlerinizde sizin için seçtiğim mekânları ziyarete öncelik vererek yerel kültüre ve tarihe dair paha biçilemez bilgiler edinebilirsiniz.

Odunpazarı Evleri

Eskişehir’in Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrı ayrı dönemlerini bir arada yansıtan yapılarıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Odunpazarı bölgesi şehrin tarihi kent merkezi. Burası Eskişehir’in kurulduğu yer. Başarılı bir restorasyon çalışmasıyla korunan, Osmanlı mimarisi renkli nostaljik evleri, aşağıda sırasıyla bahsedeceğimiz Çağdaş Cam Sanatları Müzesi & hediyelik eşyalar alabileceğiniz çarşıları kesinlikle görülmeye değer. Ayrıca belirtmeden de geçmeyelim. Oradayken gördük ki Odunpazarı Fırını, bir ekmek aldığınızda bir ekmek parası daha ödediğiniz ve o gün ihtiyacı olan birinin sofrasında en azından bir ekmek olmasına vesile olduğunuz Askıda Ekmek uygulamasını sürdüren güzel yerlerden.

Porsuk Çayı

Sakarya Irmağı’nın en uzun kolu Porsuk Çayı, eskiden kirlilikten dolayı kıyısına kimsenin uğramak istemediği bir yerdi. Ancak yerel halkın Adalar adıyla andığı bölge, birbiri ardına gerçekleştirilen ıslah çalışmaları sayesinde Odunpazarı’nın ardından kentin en çok rağbet gören yerine dönüşmüş durumda.

AtatürkŞair Fuzuli ve Doktorlar caddeleri arasında yer alan Adalar, sosyal açıdan kentin en hareketli kısmı olarak öne çıkıyor.

Zira Eskişehir’in renkli gündelik yaşama sahip olmasında başrolü oynayan birçok mekân, Porsuk Çayı kıyısı boyunca uzanan bu bölgede faaliyet gösteriyor.

Özellikle yazın yoğun ilgi gören kafelerde oturmak istemezseniz, üniversite öğrencilerinin yaptığı gibi yanınıza birkaç atıştırmalık alıp Porsuk kıyısındaki çimlerde oturmayı tercih edebilirsiniz. (2019 yazında çimlere inmek yasaklanmıştı, konu hakkında güncel bilgi almakta yarar var.)

Porsuk Çayı, kıyısını süsleyen kafeleri ve cazip alışveriş fırsatları kadar tekne turlarıyla da gezginleri kendisine çekiyor. Eğer siz de bu turlara katılmak isterseniz, iki farklı seçenek arasından tercihinizi yapabilirsiniz. Yani dilerseniz Venedik ile özdeşleşmiş gondollara binebilir ya da daha kapsamlı olan Esbot seferlerinde yerinizi alabilirsiniz.

Sazova Parkı

Sazova Parkı Türkiye’deki en güzel parklardan bir tanesi, baya da büyük, resmen Disneyland’in Eskişehir şubesi! İçinde küçük büyük farketmeden zaman keyifle akıp gidiveriyor. Özellikle de bir Masal Şatosu var, ihtişamına diyecek söz yok doğrusu. Bu masal şatosunun en bomba özelliği Türkiye’deki en ünlü 8 kulenin bir araya getirilip ortaya çıkmış olması. Tanıyamadıysanız hemen söyleyelim: Galata Kulesi, Burgulu Kule, Sindrella Kulesi, Kız Kulesi, Adalet Kulesi, Ulu Kule, Çan Kulesi ve Yivli Kule. Masal Şatosu dışında parkın içinde Korsan Gemisi, yapay bir gölet, Sabancı Uzay Evi, Hayvanat Bahçesi ve Sulatı Dünyası gibi özellikle de çocukların yüzünü güldürecek birçok aktivite ve görülecek şey var.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Odunpazarı semtinde yer almaktadır. Tarihî Odunpazarı Evleri’nin yanında bulunan külliye ve tarihi evler adeta birbirini tamamlar ve sizi geçmişe götürecek bir yolculuğa çıkartır.
Kurşunlu Külliyesi, 16. yüzyıl Osmanlı Dönemi’ne ait bir eserdir. Osmanlı Devleti vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517 yılında yapılmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde bulunan vakıf kaydına göre, Büyük Kervansaray hariç, Külliye içinde bulunan binaların tamamı Vezir Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517-1525 yılları arasında inşa ettirilmiş ve muhtemelen 1525 yılında tamamlanmıştır. Kurşunlu Külliyesi’nin mimarı muhtemelen, Mimar Sinan’dan önce mimarbaşı olan, Acem Ali’dir. Gerçek adı Alaeddin Ali Bey olan Acem Ali (Acem Alisi ya da Esir Ali diye de bilinir) klasik Osmanlı mimarlığında adı bilinen ilk mimarbaşıdır (1519-1537).
Külliye; cami, şadırvan, zaviye (küçük tekke), talimhane, harem, imaret, Mevlevi şeyhlerine ait türbe ve iki kervansaraydan oluşmaktadır. Caminin kubbesi kurşunla kaplı olduğundan Kurşunlu Camii adını almıştır. Cami, kare planlı kubbeyle örtülü, beş bölümlü, son cemaat yeri bulunan ve Külliye’de kitabeye sahip tek yapıdır. Günümüzde Külliye içinde yer alan kervansarayda Sıcak Cam Üfleme Atölyesi ve Cam Sanatları Merkezi bulunmaktadır. Bu kısım Uluslararası Odunpazarı Cam Festivali ve birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Külliyenin mektep bölümü, 2010 yılından bu yana kütüphane olarak kullanılmaktadır. Medrese bölümünde ise (hanikâh ve Mevlevi Âsitanesi olarak da adlandırılır) günümüzde dünyada açılan ilk Lületaşı Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı Dönemi’nde eğitim görenlerin konaklama amacıyla kullandıkları odalar bugün atölyeye dönüştürülmüştür.

Balmumu Heykeller Müzesi

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in kurucusu olduğu Balmumu Heykeller Müzesi’nin açılışı 2013 yıllında gerçekleştirilmiş.

Kültürel tesis, Büyükerşen ve öğrencilerinin aslına uygun olarak hazırladıkları 160 balmumu heykele ev sahipliği yapıyor.

Müzenin koleksiyonu, televizyon dünyasının ve yaptıkları işlerle Türk siyasi tarihinde iz bırakmış önemli isimlerin heykellerinden oluşuyor.

Tesis, gerek sergilenen eserlerin yapım aşamasında kullanılan teknikler gerekse de koleksiyon zenginliği bakımından Madame Tussauds müzesine benzetiliyor.

Çocuklu ailelerin Eskişehir gezilecek yerler listelerine ekleyebilecekleri ideal mekânlardan biri olan müzede sergilenen heykeller, beş farklı salona ayrılmış durumda.

Salon A’ya girdiğinizde Türk tarihi için önemli simaları tasvir eden heykelleri görebilirsiniz. Müzenin en zengin bölümü konumundaki Salon B’de ağırlık televizyon dünyasından isimlere verilmiş.

Salon C, Türk kültürü ve edebiyatının zenginleşmesini sağlamış isimlere, bir sonraki bölüm ise 1950’den itibaren çeşitli görevler üstlenmiş devlet adamların ayrılmış.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı

Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Kentsel Sit içersinde yer alan Atlıhan El Sanatları Çarşısı; 1850’li yıllarda Takattin Bey tarafından çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelen pazarcıların, seyyahların ve köylülerin hem kendilerinin hem de hayvanlarının konaklamaları için yaptırılır. Atlıhan, hem dinlenilip konaklanan hem hayvanların bakımının yapıldığı hem de içinde çay ocağı bulunan bir yer olması dolayısıyla bölge halkının da toplandığı, dönemin bütün sosyal, siyasi ve ekonomik gündeminin oluştuğu bir mekân hâlini alır. Zaman içinde Han, Tavafçı Hanı, Odunpazarı Hanı gibi isimlerle anılır. 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra han, eski işlevini yitirerek metruk ve harabeye dönüşür. Han, Odunpazarı Belediyesi tarafından Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında 2006 yılında, orijinal mimarisi göz önünde bulundurularak Atlıhan adıyla yeniden inşa edilir. 768 metrekarelik bir alanda yer alan han, geleneksel mimari unsurları da içinde barındıran bir yapıdır. Zemin ve birinci kat olmak üzere iki kattan oluşan Atlıhan’da 25 adet atölyesi ile el sanatlarımızın üretim, teşhir ve satışının yapıldığı Çarşıda diğer geleneksel el sanatları ürünleri de görülebilir. Odunpazarı Belediyesi tarafından hizmete sunulmuştur.

Odunpazarı Modern Müze (OMM)

2019 yılında ziyarete açılan Odunpazarı Modern Müze projesinin hayat geçirilmesinde, mimar ve sanat koleksiyoncusu Erol Tabanca başrolü oynamış.

Müzede, tüm dünyadan modern ve çağdaş eserlerin sergilendiği bir buluşma noktası olma hedefi doğrultusunda çarpıcı çalışmalar, sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Açılışının üzerinden kısa süre geçmesine rağmen Odunpazarı’nın cazibesini şimdiden birkaç kat daha artırmış gibi görünen müzenin tasarımında, Japon mimar Kengo Kuma’nın imzası bulunuyor. Bölgenin geçmişinden ilham alınan tasarımda, Osmanlı ve Japon mimarileri modern unsurlarla başarılı biçimde harmanlanmış.

Bu sayede zaman geçirmesi gayet zevkli bir mekân kimliğine bürünen müzede, Tanabe Chikuunsai IV’ün OMM için özel hazırladığı yerleştirmeyi, Erol Tabanca’nın kişisel koleksiyonundaki eserlerin bir kısmını içeren “Vuslat” isimli sergiyi detaylıca inceleme fırsatı bulabilirsiniz.

Kentpark

Daha önce bahsettiğim gibi Porsuk Çayı denildiğinde eskiden birçok kişinin aklına doğrudan kirlilik ve dayanılması güç koku geliyordu. Ancak kentte gerçekleştirilen en büyük dönüşüm projelerinden biri konumundaki Kentpark sayesinde akarsu, uzak durulması gereken bir yer kimliğinden sıyrıldı.

2009 yılında ziyarete açılan park, ülkemizin ilk suni plajına ev sahipliği yapıyor. Eskişehir’in modern bir kent haline geldiğinin en önemli kanıtı niteliğindeki bu plaj, 350 metrelik uzunluğa sahip.

Ayrıca bünyesinde ailelere özel bir bölüm barındırıyor. Suni plajın hemen yanı başında ise yarı olimpik yüzme havuzu bulunuyor.

Parkı ziyaretiniz sırasında acıktığınızı hissederseniz, süs balıklarının ve kuğuların renk kattığı göletin kıyısındaki restorana yönelebilirsiniz.

Enerjinizi geri kazandıktan sonraysa rotanızı kapalı binicilik alanına çevirebilirsiniz. Alternatif olarak açık havanın tadını çıkartmak adına park boyunca uzanan parkurda yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Eti Arkeoloji Müzesi

Kökenleri 1945 yılına kadar uzanan Eti Arkeoloji Müzesi‘ni, kentin tarihi hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacak detayları barındırdığı için Eskişehir gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Müze, ilk başlarda Kurşunlu Külliyesi’nde faaliyet göstermiş. 1974 yılında ise Atatürk Bulvarı üzerindeki yerine taşınmış.

Ülkemizin projelendirmesinden teşhirine kadar tüm aşamaları özel sektör tarafından üstlenilmiş ilk müzesi olma özelliği taşıyan kültürel tesis, 2010 yılında itibaren şimdiki binasında ziyaretçilerini ağırlamaya başlamış.

Eti sponsorluğunda faaliyet gösteren arkeoloji müzesinin değerli koleksiyonu üç farklı salonda sergileniyor. Birinci salonda, Neolitik ve Frig çağları arasında kalan zaman dilimine odaklanılmış.

İkinci salona geçtiğinizde Hellenistik, Roma, Bizans ve İslam sonrası dönemlerden günümüze ulaşmış eserleri inceleyebilirsiniz. Üçüncü salon ise Roma ve Bizans zamanından kalma heykellere, mozaiklere ayrılmış.

Müzede sergilenen arkeolojik buluntular Şarhöyük, Pessinus Antik Kenti, Han Yeraltı Şehri, Keçiçayırı, Çavlum Köyü’ndeki Eski Hitit Nekropolü, Demircihöyük, Karacahisar ve Küllüoba gibi kazı alanlarından getirilmiş.

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi

Eskişehir, kültürel açıdan Türkiye’de ilk olma özelliğine sahip birçok mekâna ev sahipliği yapıyor. 2007 yılında Odunpazarı Evleri Kent Müzesi Kompleksi’nde faaliyet göstermeye başlamış Çağdaş Cam Sanatları Müzesi de bunlardan biri.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi ile Cam Dostları isimli grubun ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında kurulan müzede, 75 Türk ve 12 yabancı sanatçının ürettiği eserler sergileniyor.

Binlerce yıldır kültürlerin gelişmesine katkıda bulunan camın zarafetini ve evrenselliğini vurgulayan müzede sergi alanlarına ek olarak bir de tiyatro salonu bulunuyor.

Eskişehir Hayvanat Bahçesi

Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı’nın en çok ziyaretçi çeken bölümü konumundaki Eskişehir Hayvanat Bahçesi’ne ayrı bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum.

Zira iki yıllık yapım sürecinin ardından 2017’de kapılarını ziyaretçilerine açan hayvanat bahçesi, bünyesindeki tematik alanlar vasıtasıyla yediden yetmişe herkese keyif dolu saatler yaşatıyor.

Tesis, toplamda 85 bin metrekarelik alan üzerine kurulmuş. Yalnız bu alanın 27 bin metrekaresi, Japon Bahçesi’ne ayrılmış. Bir zamanlar parkın bölümlerinden biri olan Eti Sualtı Dünyası’nı da kapsayan hayvanat bahçesinde 243 farklı türde canlı yaşamlarını sürdürüyor.

Hayvanat bahçesinde gezerken çeşitli amfibileri, balıkları, eklem bacaklıları, kuşları, memelileri ve sürüngenleri doğal yaşam alanlarına benzer koşullar altında gözlemleyebilirsiniz. Hatta zaman zaman düzenlenen etkinliklere denk gelebilirsiniz.

Eskişehir Havacılık Müzesi

Yunus Emre Yerleşkesi’nin tam karşısında yer alan Eskişehir Havacılık Müzesi, İl Çevre Koruma Vakfı önderliğinde ve Hava Kuvvetleri, Eti, Anadolu Üniversitesi gibi kurumların desteğiyle 1997 yılında açılmış.

Ancak tesis, vakfın kapatılmasının ardından önce Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na, ardındansa Anadolu Üniversitesi’ne devredilmiş.

Havacılık tutkunlarının Eskişehir gezilecek yerler listelerinin olmazsa olmazı sayılan cazibe merkezi, daha çok müze olarak tanınıyor. Ancak hiçbir zaman bu statüyü kazanmamış bir yer. Zaten girişindeki tabelayı ve web sitesini incelerseniz, resmi adının Anadolu Üniversitesi Havacılık Parkı olduğunu kolayca fark edebilirsiniz.

Tematik parkta ziyaretçileri, Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi Cengiz Topel’i tasvir eden heykel karşılıyor. Parkın iç kısımlarına doğru ilerlediğinizde ise Grumman S-2, AA 5B Tiger, Alouette SA 318 C, Phantom RF-4 E gibi ikonik modelleri yakından inceleyebilirsiniz.

Bu arada tesisin etkinlik takvimi de oldukça keyifli organizasyonlarla dolu. Kültürel tesis, yıl boyunca model uçak kurslarından restorasyonlara, şenliklerden konferanslara kadar birçok farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Devrim Otomobili

Türk sanayisi için önemli mihenk taşı olacakken bilinçsizlik sonucunda devamı gelmeyen bir projeye dönüşen Devrim Otomobili, Tülomsaş Müzesi’nde ziyaret edilmeyi bekliyor.

Otomobilin hikâyesi, 1961 yılında Ankara’da gerçekleştirilen bir toplantıyla yazılmaya başlanmış. Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Daireleri’nde görevli 20 yönetici ile mühendisin çağrıldığı bu toplantıda, ordu için otomobil geliştirilmesi görevinin TCDD’ye verildiği ve o zamanın parasıyla 1,4 milyon TL ödenek ayrıldığı açıklanmış. Süreninse yalnızca 4,5 ay olduğu belirtilmiş.

Emin Bozoğlu önderliğindeki ekip, Eskişehir’deki atölyede 4,5 ay süren hummalı bir çalışmanın ardından 50 beygir gücünde, maksimum 140 kilometre hıza çıkabilen, 2070 santimetreküp hacimli motora sahip 4 binek otomobili kullanıma hazır hale getirmeyi başarmış.

29 Ekim 1961 tarihinde TBMM binasının önünde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e sunulan araçlarla önce Anıtkabir’e gidilmiş. Ardındansa Gürsel, Devrim ile Ankara Hipodromu’ndaki geçit törenine katılmış.

Ancak bu esnada gerçekleştirilen yakıt ikmalleri, basın tarafından kasten otomobillerin çalışmadıkları şeklinde halka aktarılmış. Oluşan kamuoyu baskısı nedeniyle de proje, bir daha asla gündeme alınmayacak şekilde rafa kaldırılmış.

Lületaşı Müzesi

Eskişehir gezilecek yerler listesinin son sırasını, Kurşunlu Külliyesi’ni anlatırken adını andığımı Lületaşı Müzesi’ne ayırdım. 2008 yılında ziyarete açılan kültürel tesiste, 60 kadar sanatçının “Eskişehir Taşı” olarak da bilinen lüle taşından yapılma 400’e yakın eseri sergileniyor.

Müzenin koleksiyonu, Büyükşehir Belediyesi tarafından Uluslararası Lületaşı Festivali, yerel yarışmalar ve sergilerde yer alan eserler 1998 yılından itibaren toplanarak oluşturulmuş. Kültürel tesiste, sergi alanlarına ek olarak satış yapılan dükkânlara da yer verilmiş.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Tepkiniz nedir?

Nefret ettim Nefret ettim
0
Nefret ettim
Şaştım Şaştım
0
Şaştım
Başarısız Başarısız
0
Başarısız
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Zekice Zekice
0
Zekice
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Harika! Harika!
0
Harika!
Kazandım Kazandım
0
Kazandım
Ahmet Aydoğan

0 Yorumlar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format