Tatlıları ve etli yemekler başta olmak üzere her köşesinde ayrı bir lezzet bulabileceğiniz Gaziantep restoranları, sadece ülkemizden değil Dünya’dan da birçok lezzet avcısını kendisine çekiyor. Şehre gelenler birkaç günlük bir ziyaretin ardında şehirden ayrılırken mutlaka bir kaç kilo almış oluyor. İster Antep yemeklerine bayılın, ister bayılmayın, Gaziantep’te haddinden ÇOK fazla yemenin kaçınılmaz olduğu. Çünkü Gaziantep’te insan lezzetten değilse bile meraktan, aman bir şey kaçırmayayım telaşından yiyor. Ve ne kadar yerseniz yiyin, sürekli ufukta yemeden katiyetle eve dönemeyeceğiniz cinsten iddialı bir yemekler var.
KÜŞLEME

Küşleme çok özel ve acayip lezzetli bir et. Hayvanın sırtında çok az miktarda bulunuyor bu yüzden çok değerli ve diğer etlere göre daha yüksek fiyatlı. Ayrıca sinirsiz bir et olduğu için de yumuşacık, ağızda dağılan, lokum gibi bir lezzet şöleni çıkıyor ortaya. Her ne kadar et kendi başına çok lezzetli olsa da tabi ki pişirilmesi olsun terbiyesi olsun yeme zevkini iki katına çıkaran yerler var, özellikle de Gaziantep’te.
ALİNAZİK

Antep usulü alinazik kebabı, patlıcanı közleyip yoğurt, sarımsak ve tuzla püre haline getirilip, üstüne kavrulmuş kuşbaşı veya kıyma koyularak hazırlanıyor. Bu birleşime bir de tereyağı dökülüyor ki kebabın lezzetine lezzet katan cinsten. Sakın yağsız istemeyin, bir anda güzelim yemek balkabağına dönüveriyor.
KIYMA KEBABI

Türkiye’de yediğimiz en güzel kebablar arasına girer.
SİMİT KEBABI

Gaziantep’in özel kebaplarından. Kıyma ile “simit” denen bulgurun yoğrulmasıyla yapılıyor. Adana kebap gibi şişte pişiyor. Üstüne de bazı yerlerde fıstık serpiliyor. Kebap seviyorsanız mutlaka deneyin, çünkü çok tanınmadığı gibi Gaziantep dışında iyi yapan yer çok fazla değil.
YUVALAMA

Yuvalama, bayramdı, düğündü gibi büyük kalabalıkları doyurmanın gerektiği zamanlar için icat edilmiş, içinde parça kuzu eti, bezelye büyüklüğünde hamur topları ve nohudun olduğu bir nevi yoğurt çorbası. Şimdi biz iyi tasvir edebilmek için yoğurt çorbası diyoruz da siz Gaziantep’te aman çorba demeyin. Sulu yemeklerine çorba denmesine çok bozuluyorlar. Detaya inersek çorbanın içine pirinç, irmik, kıyma ve baharat karışımından yapılan minik köfteler konuyor; sosunda ise yoğurt, nane ve nohut var. Ortaya çıkan lezzet kesinlikle türk damak tadının özeti niteliğinde. Mutlaka denenmeli, hele de üstüne zeytinyağı + tereyağı karışımında kavrulmuş nane sos konduysa tadından yenmez!
MEYVELİ ET YEMEKLERİ

Antep mutfağında meyveli et yemeklerinin önemli bir yeri var. Asya’da yaygın olan bu kültürün Gaziantep’te İpek Yolu zamanı tacirler tarafından getirilmiş olması mümkün. Ayvadan kayısıya nerdeyse her meyveyle kebap yapılıyor. Gittiğiniz mevsimin meyvesi neyse menüde o olacaktır ancak maalesef dışarıdaki restoranlara çok nadir bulunuyor.
LAHMACUN

Antep’te lahmacunun iki türlüsü var: Biri bidiğimiz klasik kıymalı lahmacun, diğeri de daha çok kış aylarında yapılan, içinde kıymaya ek olarak, kabuğu ile birlikte rendelenmiş ayva, soğan ve nar ekşisi gibi başka malzemeler de olan soğanlı lahmacun.
BAKLAVA

Gaziantep’ten dünyaya yayılmış milli tatlımız. Komşu ülklerde süren senindi, benimdi kavgasından sonra nihayet AB Komisyonu tarafından 2013 yılında baklava bir Türk tatlısı olarak tescil edilmiş. Hadi gözümüz aydın!
KÜNEFE

Evet Künefe belki Hatay mutfağının spesiyali ama Gaziantep de künefeyi hakkıyla yapmaktan geri kalmamış. Tabi tahmin edersiniz ki Antep fıstığını çok daha bol keseden koyan versiyonunu.
ANTEP PEYNİRİ

Çoğunlukla Gaziantep’te yapılan, koyun sütünden üretilen bir peynir Antep peyniri. Büyük toplar halinde genelde suyun içerisinde satılıyor. Çiğ denediğinizde pek de etkileyici değil ama çoğu restoranda kiremit sahanların içinde tereyağ ile fırınlanıp servis ediliyor, işte o zaman anlıyorsunuz insanların neden bu kadar methettiğini. Bu yüzden çiğ bir şekilde tadıp beğenmediyseniz mutlaka bir daha şans verin deriz. Özellikle Gaziantep’te birçok yerde acayip lezzetli yapılan peynirli pidede bu peynir kullanılıyor. Baharat vs. satan birçok çarşı, pazarda bulmanız mümkün.
CİĞER

Gaziantep’in ciğer yeme adabı ve zamanı ilk defa duyanları “Hadi canım!” dedirtecek cinsten. Birçok yerde gün içinde de bulup yiyebilirsiniz ama meşhur ciğercilerinin asıl olayı sabah 04.30’da kahvaltı niyetine açılıyor olmaları. Aman o saatte kim kalkacak ben 10.00’da kalkıp yerim falan diye bir düşünce geçtiyse aklınızdan, üzgünüz çünkü ciğer 08.00’e bile kalmıyor en bilinen ciğercilerde. Her gün hiç de azımsanmayacak sayıda ciğer şiş ve büyük bakır bir tencerede ciğer kavurma hazırlanıyor ve sabah açıldıkları andan itibaren kapış kapış yeniyor. Ciğer sevenlerdenseniz bizce Gaziantep’e gelmişken adabıyla sabah 05.00-06.00 civarı uyanıp üşenmeden gidip tadın. Ciğer şiş her yerde bulunmayacak dehşet lezzette diyemeyiz ama ciğer kavurması gerçekten acayip lezzetli. Kavurma kuyruk yağıyla kavruluyor sanıyoruz lezzetin aman amanlığı buradan geliyor. Kesinlikle gitmişken denenmeli.
KATMER

Arkasını gösterecek kadar incecik baklava yufkasının içine tereyağ sürülüp bolca çekilmiş Antep fıstığı, şeker ve tahminen içinde 200 gr kadar saf kaymak konularak yapılıyor ve burada kahvaltı niyetine yeniyor. Piştikten sonra da çıtır çıtır kalori ve tatlı bombası bir lezzet çıkıyor ortaya. Tadı her ne kadar harika olsa da hafif bir lezzet olmadığını söylemek yanlış olmaz. Yoğun tatlı sevenler için bile bir katmeri zor zanaat bizce, hele de gün içinde diğer Gaziantep lezzetlerini tadacağınızı düşünürsek mide fesatı geçirmeniz muhtemel.
BEYRAN

Beyran Antep’te günün her vakti yeniyor. Kahvaltıların da vazgeçilmezi. Yerellerin “Nolur sabah yemeyin, maf olursunuz!” ısrarına rağmen, Gaziantepliler gibi sabah kahvaltısı olarak beyran yedik. Yalan yok, beyran çorbası herkesin damak zevkine hitap etmeyebilecek bir lezzet.
Önce tabağın dibine bonkörce iç yağı ve sade yağ çalıyorlar. Sonra tabağa kuzu incik didiklenip, pirinç ekleniyor. Üzerine de et suyu ekleyip, tabağı ateşe koyuyorlar. Azıcık beraber haşlayıp, üzerine tereyağ (yine!) ve pul biber ekliyorlar. Adının çorba olduğuna bakmayın başlı başına bir menü gibi beyran çorbası, inanılmaz doyurucu. Hatta o kadar et ağırlıklı ki, bazı yerlerde et yemeği diye bile geçtiğini görebilirsiniz. Gaziantepliler çok bozuluyor beyrana çorba denmesine.
NOHUT DÜRÜM

Nohut dürüm de Gaziantep kahvaltılarının sıra dışı seçimlerinden biri. Taş ocaklarda et suyunda pişen ve baharatlarla harmanlanan nohut, patates kızartması, biber ve domates salçası ve maydanoz ile açık ekmek diye tabir edilen resimdeki “ekmekte” servis ediliyor. Nohut sevenler için kaçırılmayacak ve doyurucu bir kahvaltı.
MENENGİÇ KAHVESİ

Menengiç kahvesi, Türkiye’de ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu’da üretilen menengiç ağacının meyvelerinin kurutulup kavrulmasıyla ortaya çıkıyor. Yani aslında kahve yapmaya yarayan menengiç meyvesi kurutulup kavruluyor sonra da türk kahvesi gibi suyla karıştırılıp pişiriliyor. Normal türk kahvesi gibi yapmak bir yol olsa da çoğunlukla su yerine süt konuyor pişirirken. Başınızı dönürecek bir tat vaad edemiyoruz ama gelmişken yerinde denemeniz gereken şeylerden. Ayrıca mide ağrılarına, solunum yollarına yardım etmesinden öksürüğü kesmesi ve kum dökümüne yardımcı olacak kadar da marifetli bir şeymiş.
ZAHTER ÇAYI

Ihlamurun pabucunu dama attıracak güzellikte bir bitki çayı olan zahter, aslında bir çeşit dağ kekiği. Tüm Ortadoğu’da kahvaltılardan kebaplara çok yaygın olarak kullanılan bir baharat olmasının yanında çay olarak da içiliyor. Gaziantep’te de yaygın olarak tüketiliyor. Çok da hoş bir tadı var.


0 Yorumlar