Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Erzurum, doğudaki en büyük il olup aynı zamanda Türkiye‘nin en kalabalık 29. şehridir. Bir kısmı Karadeniz Bölgesi sınırları olan Erzurum denizden yalnızca 1900 metre yükseklikte konumlanmaktadır. Palandöken yamaçlarında kurulmuş olan il, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Önemli ticaret yolu olan İpek Yolu buradan geçmesi ve ve zengin topraklara sahip oluşu Anadolu’daki ilk yerleşim yerlerinden biri olması hususunda önemli bir rol oynamıştır. Başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır ancak kış turizmi ile de ön plana çıkmaktadır.
ERZURUM KALESİ
Roma İmparatoru Theodosius tarafından 5. yüzyılda yaptırılmış olan Erzurum Kalesi’nin uzunluğu toplamda 2 bin metre kadardır. Büyüleyici güzelliği ile harikulade bir manzaraya da ev sahipliği yapan kale, son dönemlerde Türkler tarafından Kışla olarak kullanılmaktadır. İçerisinde barındırdığı Saat Kulesi ile birlikte Kale Mescidi eşliğinde Türk mimarisinin örneklerini gözler önüne seriyor.
ERZURUM ULU CAMİ
Cami, 1179 senesinde Saltuklu Melik Nasirüddün Muhammed Bey döneminde yapılmıştır. İsmini Irak Selçukluları Sultanı Atabey Kızıl Arslan’dan alan cami, toplamda 6 bin kişilik cemaat kapasitesine sahiptir. Bu rakamla şehirdeki en büyük cami olma özelliğini elinde bulunduran Ulu Cami’nin ikisi doğuda, üçü kuzeyde olmak üzere beş kapısı bulunuyor. Her bir kapı birbirinden farklı olup, kapılardaki kitabelerin her biri incelendiğinde günümüze kadar beş kez onarım geçirdiği görülmekte.
ERZURUM EVLERİ
Bu eski evlerin Anadolu Türk mimarisinde çok ayrı bir yere sahiptir. Doğu Anadolu’nun sert kara iklimi ev planını büyük ölçüde etkilemiştir. Genellikle iki katlı olan evler, soğuk iklimine etkisiyle zemin katlar asıl yaşam yeri olarak kullanılacak hala getirilmiştir. Zemin kat çoğunlukla kadınların yaşadıkları ve yemek pişirdikleri tandır evine kışlık odalar açılmıştır. Zemin katında; ahır,depo,kiler olarak kullanılmak üzere odalar mevcut. Evlerin büyük bir kısmı savaş ve yangınlar sebebiyle neredeyse yok olmuştur. Evler onarımdan geçirilerek turizme kazandırılmış olup, 1980 senesinde 500’e ulaşan evlerin sayısı giderek azalmış ve şuan da 100’e kadar düşmüştür.
ATATÜRK EVİ MÜZESİ
Çaykara Caddesi, Çaykara Sokak’ta yer alan konak, 19. yüzyılın sonlarına doğru zengin bir adam tarafından yaptırılmıştır. 9 ay gibi kısa bir süreliğine Alman Konsolosluğu tarafından kullanılan bu yapı, 1918 tarihinde Erzurum‘un kurtuluşunun ardından Erzurum Valiliği’ne verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkmasından son bir sonraki adresi Erzurum’a gedikten sonra bu konağa, Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşları ile yerleşmiştir. 1919 tarihine dek 52 gün boyunca Erzurum Kongresi çalışmalarını sürdürdükleri konak tarihsel bir önem kazanmıştır. Atatürk’ün şehri terk etmesinin ardından ev yine vali konağı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Erzurumlu bir kuyumcuya yaptırılan altın anahtar ile evin tapusu Mustafa Kemal Paşa’ya armağan edilmiştir. Atatürk’ün vefatı üzerine kız kardeşi Makbule Boysan Hanım’a verilmiştir ve onunda ölümü üzerine Çocuk Esirgeme Kurumu’na devredilmiştir.
NARMAN PERİ BACALARI
Kırmızı rengi ve ilginç şekilleriyle dikkat çekici bir hal olan Narman Peri Bacaları, adını aldığı Narman ilçesinde yer alıyor. Rüzgar ve yağmurun toprağı aşındırması ile meydana getirdiği bu jeolojik oluşumlar Doğa Anadolu’da yalnızca bu burada görülmektedir. Kadadokya’daki oluşumlar ile bu yöredeki oluşumlar meydana gelme şekiller bakımından farklılık göstermektedir. Kapadokya‘daki bacalar volkanizma sonucunda meydana gelirken, Narman’da bulunanlar ise günümüzden 2,5-3 milyon yıl önce akarsuların bir çökelme havzasına taşıdığı malzemelerin zamanla aşınması sonucu meydana gelmiştir. Kırmızı rengini, tortullardaki kırmızı renk demirin Fe2O3 şeklinde oksitlenmesiyle almıştır. Turizme katkı sağlaması için pek çok şenlik ve etkinlik düzenleniyor olup, gerek yerli gerekse yabancı turistlerin ilgisi artmaya devam etmekte.
TORTUM ŞELALESİ
Erzurum’a 100 kilometre kuzey kısmında yer alıyor olup, 16 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Uzundere ilçesine ise Dünyadaki en büyük şelalelerden biri olma niteliğini taşıyan Tortum Şelalesi, Tortum Gölü’nün Tev Vadisi’ndeki heyelan kütlesini aşarak dökülmesiyle meydana gelmiştir. Denilene göre 21 metre genişliğe ve 48 metre yüksekliğe sahip olan şelaledeki izleme merdivenlerinin nefes darlığı ve kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. İlçede, her mevsim farklı keyifli anlar yaşayabileceğiniz gibi çeşitli güzelliklerde sizi karşılayacak. Bunlar içinde verilecek en iyi örnek Tortum Şelalesi olup, oluşumu sürecini şu şekilde açıklayabilirim; şelale ve çevresi denizden 1000 metre kadar yükseklikte bulunuyor. Kemerlidağ’dan ayrılan büyük heyelan kütlesinin, 1700’lü senelerinde Tortum Çay’ının aktığı Tev Vadisi’ni kapatmasıyla sularının düştüğü nokta büyükçe bir kazan görüntüsüne bürünmüştür. Bugünlerde su sporları için kullanılan göl ve şelale doğal bir ortam yaratmıştır.
TORTUM GÖLÜ
Tortum Çayı üzerinde oluşan Tortum Gölü’nün sonundaki şelale, 48 metre yükseklikten dökülmekle birlikte ve 22 metre genişliği ile ziyaretçilerine güzel bir manzara sunuyor. İlkbahar aylarında daha bir coşkuyla akan şelaleyi balkondan izlerken dikkat edin de ıslanmayın! Türkiye‘deki en büyük heyelan sonucu oluşmuş olan set gölü olup, Türkiye’nin en yüksek cam seyir terası olarak inşa edilmiş olan 200 metrelik Tortum Gölü Cam Seyir Terası en dikkat çeken noktası.
NARMAN BEŞ GÖLLER
Çeşitli büyüklüklerden oluşan Narman Beş Göller, Otlutepe Yaylası’na 2 kilometre uzaklıkta yer alıyor olup göllerin çevresi trekking ve çadır kampı yapmak için oldukça elverişlidir. Ormanla çevrili olan gölün bitki örtüsü güzelliği ile fotoğrafçıların ilgi odağı haline gelmiştir. Keşfedilmeyi bekleyen bu bakir bölgeyi yaz aylarında ziyaret etmenizi öneririm.
İSPİR YEDİGÖLLER
Kaçkar Dağları’ndaki saklı cennet olarak adlandırabileceğimiz İspir Yedigöller, harikulade doğası ile zirvenin tadını çıkarmak ve göllerin manzarasını tatmak için muhteşem bir nokta. Turkuaz renkteki güzelliği ile volkanik göllerin sayısı toplamda 11 tanedir. Yazın dahi gelseniz erimeyen karları görebilirsiniz. Dağcılık ve kamp yapmak için oldukça elverişli olan İspit Yedigöller, günübirlik yapılan doğa yürüyüşleri içinde uygundur. Ovit Dağı’nın güney yamaçlarındaki bu yere araç ile ulaşmak olanaksız. Yalnızca uygun arazi araçlarıyla ulaşım sağlamanız mümkün.
ZÖKÜN GÖLÜ VE YÜZEN ADALAR
Tortum ilçesinde bulunan Zökün Gölü’yle birlikte kesinlikle görülmesi gereken yüzen adalar Erzurum da konumlanmaktadır. Doğal oluşumlar ile meydana gelen bu 6 yüzen ada siz ziyaretçilerini bekliyor. Ayrıca topraklık alanın çimlerle birleşmesiyle ortaya çıkan görüntü gezmek için gelen misafirlere güzel bir şölen sunuyor. Ve görünen o ki Turizm yönünden gelişmekte olan Tortumun bu yüzen adaları, daha çok turisti kendine çekeceğe benziyor.
GÖKKUŞAĞI TEPELERİ
Erzurum‘da gizlenmiş, renkli görüntüsüyle dikkat çeken Gökkuşağı tepeleri Oltu ilçesinde konumlanmaktadır. Göz alıcı güzelliği ile Çin sınırlarında bulunan Gökkuşağı Dağları’nın benzeri bu tepeler Jeoturizm açısından oldukça önemli bir noktadır. Çin’dekinden farkı ise daha genç bir oluşum olmasıdır. Daha fazla kişinin ziyaret edebilmesine adına jeopark olarak öne çıkarılmakta. Yüz yıllar boyu süre gelen erozyon sonucu meydana geldiği bilinmektedir. İçerisindeki; kırmızı, kahverengi, sarı ve yeşil tonlarının bir gökkuşağından farkı yok. Tepelerin kırmızı renk alışını demir ve buna benzer minerallerin rüzgar ve erozyon ile birikmesi sonucu oluştuğu da yine bilinen bilgiler arasında.
ÇORUH NEHRİ VE VADİSİ
Türkiye ve Gürcistan sınırlarından geçen Çoruh Nehri’nin kaynağı Mescid Dağı’ndan gelmektedir. Erzurum’un İspir ilçesinden geçmekte olan nehrin, Artvin’deki en büyük akarsu olduğunu bilinmektedir. 376 kilometre uzunluğundaki Çoruh Nehri’nin 260 kilometresi Erzurum’dan geçmektedir. İçerisinde Artvin, Gümüşhane, Erzurum, Kars ve Erzincan şehirlerinin toprakların bulunduğu Çoruh Havzası, dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biridir. Dar ve derin yatağa sahip olan nehirde Çoruh Nehri’nde rafting ve kano gibi aktiviteleri gerçekleştirebilirsiniz.
PALANDÖKEN
Kuşkusuz Erzurum dendiğinde aklınıza ilk olarak Palandöken Kayak Merkezi gelmekte. Yılda çok fazla yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan Palandöken, dünya çapında kayak yarışmalarının da yapıldığı önemli yerdir. Gerek amatör gerekse profesyonel kayakçıların vazgeçilmez merkezi olup, hem konaklamanız için otel seçenekleri yer alıyor hemde kayak dersi almak için birbirinden eğitimli rehberlerden yardım alabilirsiniz. Yılın büyük bir bölümünde sıfırın altında geçen sıcaklığı ile 3 bin 176 metre yüksekliğiyle bölgeyi hakimiyeti altına alan Palandöken’in göz kamaştıran manzaraya ev sahipliği yapıyor.
BALIKLI GÖLÜ
Uzundere ilçesine bağlı Balıklı Köyü, Tortum Gölü’nün kıyı şeridinde yer alıyor olup gelen ziyaretçilerine harika manzarayla eşlik ediyor. Balıklı Köyü Göl Festivali ve Karakucak Güreşleri düzenlenerek bölge hareketlendirmeye çalışıyor. Eğer bu döneme denk gelirseniz keyifli bir tatil geçirmeniz mümkün.
UZUNDERE
Doğa Anadolu’nun Karadeniz’e kıyısı olan Uzundere; Oltu, İspir, Yusufeli ve Tortum ilçeleri ile çevrelenmiştir. Bulunduğu vadi sebebiyle sonbahar ve kış aylalarında mikro klima iklim özelliğine sahip olup özellikle vadinin derin noktalarından Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yakın komşusu Tortum gibi meyve bahçeleri, tahıl tarımı, organik bal üretimi, dut pekmezi, pestil ve köme üretimi yapılan işletmeler dikkat çekmektedir. Kuzey havzasında konumlanan Uzundere, Tortum ile beraber tarihi yönden Gürcü mimarisinin etkilerinin görüldüğü Uzundere yer aldığı havza sebebiyle Karadeniz kültürü ile bir kaynaşma halindedir. Mutfağından tutun halk oyunlarına, folklörden müziklerine kadar Anadolu kültürünün zenginliğine sahiptir.
0 Yorumlar