Türkiye’nin kurtuluşunda en önemli mücadelelerin verildiği ve muhteşem bir kahramanlık öyküsünün yazıldığı Çanakkale, Anadolu’nun kuzeybatısında, Marmara ve Ege Bölgesi içerisinde toprağı bulunan bir şehirdir. Edirne, Balıkesir ve Tekirdağ şehirleriyle komşudur. Çanakkale’nin nüfusu 2019 yılı verilerine göre 540.662’dir. Bu oranla Türkiye’nin 39. büyük şehridir. Çanakkale Destanı’yla ünü tüm dünyaya yayılan şehre bağlı Gelibolu Yarımadası, özellikle 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ ve ŞEHİTLER ANITI
Çanakkale gezilecek yerler ilk sırasında elbette ki Çanakkale Şehitliği geliyor. 1960 yılında açılan Çanakkale Şehitliği ve Şehitler Anıtı, 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden Mehmetçikler adına yapılmıştır. Gelibolu Yarımadası Milli Parkı içinde bulunan anıt, bölgenin en önemli ziyaret noktalarının başında gelmektedir.
Çanakkale Şehitliği ve Şehitler Abidesi, Türk milletinin aziz tarihini anlamak ve şehitlerimizin her birini yad etmek için her vatandaş tarafından mutlaka ziyaret edilmelidir. Çanakkale Boğazı’nın ucunda, Morto Koyu-Hisarlık Tepe üzerinde yer alan Şehitler Anıtı, Feridun Kip, İsmail Utkular ve Doğan Erginbaş tarafından tasarlanmış, 17 Nisan 1954 yılında ise temeli atılmıştır. Dört ayak ve bir kubbeden oluşan 41,7 metre yüksekliğindeki anıtın ziyarete açılışı ise 21 Ağustos 1960 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Devasa bir yapı olan Şehitler Anıtı’nın yanında ayrıca; Mustafa Kemal Çanakkale’de Anıtı, Türk Bahçesi, Mehmetçik Anıtı, Meçhul Asker Kabri, Yaralı Asker Anıtı ve Türk Şehitliği yer almaktadır.
Tarihteki en kanlı savaşlardan birine sahne olan Çanakkale’de 213.882’den fazla şehidin var olduğu bilinmektedir. Anıtın denize bakan ayaklarında deniz savaşları; karaya bakan ayaklarında ise karada verilen mücadele yazılı bir şekilde anlatılmaktadır. Tavanında mozaikle işlenmiş bir Türk bayrağı yer almaktadır. Şeref Holü’nde ise Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine ithafen yazdığı şiirinden bir dörtlüğün yer aldığı lahit taşı ziyaretçileri karşılamaktadır. Şehitliğin giriş kapısının hemen sağında Mustafa Kemal tarafından 1934 yılında yabancı askerlere hitaben yazılan ünlü sözleri yer almaktadır.
Türkiye’nin ve Türk milletinin sağlam temellere dayandığı ve yıkılmaz olduğu anlamını taşıyan Şehitler Abidesi’nin yanında bulunan Türk Bahçesi’nde lale motifi oldukça dikkat çekicidir. Lale, Orta Asya’dan Anadolu’ya getirilen Türklere özgü bir çiçektir. Bunun yanı sıra bahçe içerisinde bulunan 8 siyah Türk Bayrağı, Çanakkale Cephesi haricinde Osmanlı’nın katılıp kaybettiği 8 ayrı cepheyi simgeler.
AYNALI ÇARŞI
Çanakkale’nin tarihi yerleri arasında önemli bir yere sahip olan ve 1890 yılında inşa edilen Aynalı Çarşı, Çanakkale Savaşları sırasında büyük hasar almıştır. Çarşı, o dönemlerde o kadar meşhurdur ki Çanakkale türkülerine dahi konu olmuştur. Çarşının isminin aynalı olmasının ise o zamanlar çarşıda “Ayna” ismi verilen at gözlüklerinin satılmasından geldiği rivayet edilmektedir. Çarşı 1960 yılında restore edilerek hasarlı görünümünde kurtulmuştur. Günümüzde çarşıda çeşitli hediyelik eşyalar satan dükkanlar bulunmaktadır. Aynalı Çarşı’nın, Osmanlı Dönemi, II. Abdülhamit padişahlığında, 1889 yılında “İlyo Halyo” adlı Yahudi tüccar tarafından İstanbul‘daki Mısır Çarşısı’nın minyatürü olarak yaptırıldığı biliniyor. Çarşının kırmızı taştan yapılmış, kemerli kapısı mimari yapısı ve kabartma çiçek desenleriyle süslenmiş kilit taşıyla dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra giriş kapısı üzerinde bir kitabe bulunuyor. Kitabe üzerinde ”Adaletliliği ile tanınan Sultan Gazi II. Abdülhamid Hazretleri’nin lütuf ve sahip çıkmalarıyla, kendine bağlı Musevi uyruğundan, İlyo Halyo kullarının çabalarıyla yaptırılmış ve gönülde yer tutan çarşıdır.” yazıyor. 130 yıllık bir tarihe sahip olan Aynalı Çarşı, Çanakkale ile özdeşlemiş, şehri simgeleyen önemli yapılardan biridir. 57 esnafın bir arada, birlik içinde çalıştığı çarşıda, genel olarak seramik tarzı hediyelik ürünler satılıyor. Şehir merkezinde bulunan Feribot İskelesinden veya Çanakkale Saat Kulesi’nden 5-10 dakikalık kısa bir yürüyüşle çarşıya ulaşabilirsiniz. Şehrin sembollerinden biri olan Aynalı Çarşı’yı, sizler de Çanakkale’de gezilecek yerler listenize mutlaka eklemelisiniz.
TRUVA ATI
Yunun mitolojisinde ve Homeros’un destanında adı geçen meşhur Truva Atı, Troya (Truva) Savaşı’nın son bulması için Odysseus’un dahice bir planı sonrası ortaya çıkmıştır. Bu meşhur savaşın Çanakkale topraklarında gerçekleştiğine inanılmaktadır. Bu efsaneden dolayı Kültür Bakanlığı, 1973 yılına gelindiğinde atın bir kopyasını yaptırmaya karar verir. Lakin Truva atı zaman içerisinde epeyce eskimeye ve tahrip olmaya başlar. Sonraki yıllarda Truva efsanesini filme çeken Hollywood sinema ekibi, filmde kullanılmak üzere orijinaline çok benzer bir Truva atı maketi yaptırır. Film çekimleri tamamlandıktan sonra söz konusu at, Çanakkale’ye hediye edilir. Truva Atı o gün bugündür Çanakkale’nin göbeğinde sergilenmektedir.
KİLİTBAHİR KALESİ
Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı bir köy olan Kilitbahir, Gelibolu Yarımadası’nın güneyinde boğazın en dar yerinde konumlanıyor. Kilitbahir, isim olarak, ”deniz kilidi” anlamına geliyor. Köyü önemli kılan özeliği ise Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan üç yapraklı yonca biçiminde büyük bir kale olan Kilitbahir Kalesi’ne sahip olmasıdır. İstanbul kuşatması sırasında Bizans’a yardım götürülmesini engellemek amacıyla yaptırılan kale, avlu içinde 7 katlı üçgen bir iç kaleden ve bu kaleyi çevrelen iç ve dış sur duvarlarından oluşuyor. Kilitbahir Kalesi, Çanakkale Savaşı sırasında da önemli rol oynamış, 1980 yılında Kültür Bakanlığı tarafından “Korunması Gereken Kültürel Varlık” olarak tescillenmiştir. En son 2011-2013 yılları arasında restore edilen Kilitbahir Kalesi, günümüzde binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. Gitmişken kalenin çıkışında kıyı boyunca uzanan ve Namazgah Tabyası olarak bilinen bölgeyi de ziyaret etmeyi unutmayın!
CONKBAYIRI
Conkbayırı, Gelibolu Yarımadası‘nın batı sahilinde, Eceabat ilçesinde, Kabatepe ile Besim Tepe arasında kalan tepede yar alıyor. Çanakkale gezilecek yerler arasında önemli bir yere sahip olan Conkbayırı, Mustafa Kemal’in taarruz emrini verdiği yer olarak Çanakkale Savaşı’nın en önemli anlarına tanıklık etmiştir. Anzac birlikleri 8 Ağustos 1915’te tepenin bir bölümünü ele geçirmiş, hava karardığında Çanakkale‘nin ışıklarını görünce bu noktayı Çanak Bayırı anlamına gelen “Chunuk Bair” olarak adlandırmışlar. Sonrasında halk arasında dönüşen tepenin adı Conkbayırı olarak kalmış ve günümüze bu şekilde ulaşmıştır. Atatürk, 1915’te Conkbayırı Süngü Taarruzunu yönetirken bir şarapnel parçası göğsüne isabet etmiş, sağ göğüs cebinde bulunan saat sayesinde mutlak bir ölümden kurtulmuştu. Bu olayı yaşandığı nokta, 4 top güllesi ve bir levha ile belirtilmiş; üzerine ise Mustafa Kemal’i elindeki kırbacıyla tasvir eden bronz bir heykeli içeren Conkbayırı Atatürk Anıtı inşa edilmiştir.
57. PİYADE ALAYI ŞEHİTLİĞİ
57. Piyade, Osmanlı Ordusuna mensup askerlerden oluşan ve tamamı savaş sırasında yaşamını yitiren askerlerin oluşturduğu bir birliktir. Çanakkale Kara Savaşları’nın başlangıcı kabul edilen Anzac çıkarmasındaki ve diğer muharebelerdeki başarısıyla bilinen 57. Piyade Alayı’nı anmak ve şehitlerimizin ruhlarını yad etmek için Gelibolu Yarımadası’nda Eceabat ilçesi, Kocadere mevkiinde bir şehitlik anıtı inşa edilmiştir. Yarbay Hüseyin Avni Bey’in komutasındaki 57. Piyade Alayı’nın Çanakkale Savaşı için önemi çok büyüktür. Büyük bir mücadele örneği gösteren alay, 628 şehit vermiştir. Kahraman şehitlerimiz anısına 1992 yılında açılan şehitlik, Çanakkale’de en çok ziyaret edilen noktalar arasında yer almaktadır. Ayrıca Şehitlik girişinin solunda, 10 Eylül 1994 tarihinde, 108 yaşında vefat eden son Çanakkale gazisi Hüseyin Kaçmaz’ın tasvir edildiği bir bronz heykel bulunmaktadır. 57. Piyade Alayı’nın yad edildiği bir diğer şehir Adana’dır. Adana’da kahraman piyadelerin adını taşıyan ‘‘57. Alay Şehitleri Camii’’ bulunmaktadır.
SEYİT ONBAŞI ANITI
Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda bulunan Seyit Onbaşı Anıtı, Çanakkale Şehitliği’nin en sık ziyaret edilen yerlerinden biridir. Seyit Onbaşı, Çanakkale Savaşı sırasında 275 kilogramlık top mermisini tek başına kaldırmasıyla ünlenmiştir. Bu top mermisiyle savaşın seyrini değiştiren ve Türklerin aleyhine çeviren Seyit Onbaşı, tek başına kaldırdığı mermiyi topa sürmesiyle zırhlılardan birini batırmıştır. Asıl adı Seyit Ali Çabuk olan Seyit Onbaşı’nın Balıkesir’in Çamlık köyünde doğduğu bilinmektedir. Güçlükle sırtlayıp, merdivenleri tırmandıktan sonra, üçüncü atışında zırhlı gemiyi batırmayı başaran Seyit Onbaşı’nın kahramanlık öyküsü, tüm Anadolu’ya yayılmış ve bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük takdirini kazanmıştır. Çanakkale zaferinde büyük rolü olan Seyit Onbaşı gibi nice Mehmetçiğimizi temsil eden bu anıt, aynı zamanda şehrin de simgesi haline gelmiştir. Dolayısıyla Çanakkale’de gezilecek yerler listesine sizler tarafından da mutlaka eklenmelidir. Kaçırmayın! Seyit Onbaşı Anıtı’na ulaşmak için Çanakkale merkez iskelesinden Kilitbahir feribotuna binmelisiniz. Kilitbahir’de indikten sonra, Kilitbahir Kalesi-Namazgah Tabyası rotasını izleyerek Seyit Onbaşı Anıtı’nın yer aldığı Rumeli Mecidiye Tabyası’na ulaşabilirsiniz.
ÇANAKKALE KENT MÜZESİ VE ARŞİVİ
Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi Fetvane Sokağın Çarşı Caddesi’ne dönen köşesinde, aynı zamanda Yalı Camii’ninde karşısında yer alır. 6 Mart 2009 tarihinde ziyarete açılmıştır. İki katlı binanın giriş katı Çanakkale konulu geçici sergiler için ayrılmıştır. Bu geçici sergiler Çanakkale ile ilgili konuları kapsamaktadır. Sergiler genelde iki ayda bir değişmektedir. Birinci katta birbirine geçmiş iki bölüm halindedir. Birinci bölümde Çanakkale’nin Antik Dönemleri, Osmanlı Dönemi ve 1. Dünya Savaşı’nın anlatıldığı bilgi panoları bulunmaktadır. Bilgi panolarının yanı sıra duvarda yer alan bölmelerde Çanakkale Savaşı’ndan günümüze kalan bazı objeler sergilenmektedir. İkinci bölüm, asıl sergi mekanıdır. Burada Çanakkale’ye dair çeşitli başlıklar altında oluşturulmuş metinlerin ve görsellerin yer aldığı ışıklı bilgi panoları yer almaktadır. Bu panoların önlerinde de konuyla ilgili ve bağış olarak müzeye verilmiş objeler sergilenmektedir. Buradaki metinlerin başlıkları şunlardır: Çanakkale’de Nüfus ve Göçler; Çanakkale’de Mimari Miras; Kentte Yaşam; Kentte Ekonomi ; Kentte Eğitim;. Çanakkale Kentinde El Zanaatları; Çanakkale’de Yerel Basın; Çanakkale Kentinde Mustafa Kemal Atatürk. İkinci katta kent arşivi ve kütüphanesi bulunmaktadır. Bunun dışında burada restorasyon atölyesi, kent atölyesi, idari kısım ve çok amaçlı bir salon yer almaktadır.
DENİZ MÜZESİ
İçinde Nusret Mayın Gemisi’nin bir maketini de bulunduran Çanakkale Deniz Müzesi, Çanakkale’nin müzeleri arasında mutlaka ziyaret edilmesi gerekenlerden biri. Çimenlik Kalesi içinde bulunan müze içinde kütüphane, hediyelik eşya dükkanı ve fotoğraf galerisi de bulunmaktadır. 18 Mart 1915 Deniz Zaferinin 67. yıl kutlama programı kapsamında kurulan ve 2000 yılında modern müzecilik kapsamında yenilenen Deniz Müzesi oldukça geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır.
1915 SEDDÜLBAHİR SAVAŞ MALZEMELERİ MÜZESİ
Tarihçi Ahmet Uslu’ya ait kişisel bir müze olan Savaş Malzemeleri Müzesi, Eceabat’ın Seddülbahir Köyü’nde bulunuyor. Bu küçük müzede Çanakkale Savaşı esnasında kullanılan pek çok farklı nesneyi inceleme fırsatı yakalayabiliyorsunuz. Çanakkale Savaşı’na dair pek çok envantere ev sahipliği yapan 1915 Seddülbahir Savaş Malzemeleri Müzesi’nin giriş katında; savaş esnasında askerlerin kullandığı; çatal ve kaşıklar, mermiler, mermi kutuları, mataralar, savaşla ilgili önemli belgeler, çeşitli madalyalar ve savaşta askerlerin giydiği ayakkabılar sergileniyor. Müzenin alt katında ise savaş sırasında yaralanan askeri revirde tedavi eden doktor ve yaralanıp yardım isteyen askerlerin mankenlerle tasvir edildiği bir canlandırma yer alıyor. Seddülbahir Savaş Malzemeleri Müzesi’nin en dikkat çeken parçası ise Çanakkale Savaşı’nı simgeleyen parçalardan biri olan birbiriyle çarpışmış mermiler oluyor.
ASSOS ANTİK KENTİ
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan Assos, Behram Köyü’nde konumlanan bir antik kenttir. Assos, tarihi değerinin yanı sıra Türkiye’de yaz tatili denildiğinde akla ilk gelen beldelerden biri oluyor. Antik Çağda Troas diye adlandırılan bölgenin güney ucunda, Midilli adasının karşısında kurulmuş olan Assos, 1880-1883 yılları arasında, Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı arkeolojik kazılar esnasında, genç mimar Francis H. Bacon tarafından keşfedilmiştir. Assos’un kuruluşu M.Ö. 900’lü yıllara denk gelmektedir. Şehirdeki en önemli yapı Athena Tapınağı ve antik amfi tiyatro alanıdır. Ayrıca Antik Çağ’ın en önemli düşünürü Aristo yaklaşık üç yıl burada yaşamış ve bir felsefe okulu kurmuştur. Bu açıdan bakıldığında Assos’un, dönemin kültür, sanat ve bilim merkezlerinden biri olduğu söylenebilir.
BOZCAADA
Bozcaada, Çanakkale’nin bir diğer ada ilçesidir. Türkiye’nin en büyük üçüncü adası olan Bozcaada, özellikle yaz aylarının popüler tatil rotaları arasında yer almaktadır. Ayrıca ülkedeki -il merkezleri hariç- köyü olmayan tek ilçedir. Bağcılık, deniz turizmi ve rüzgar santralleriyle öne çıkan Bozcaada’nın en meşhur şeyi şüphesiz lezzetli şaraplarıdır. Zira adada pek çok şarap tadım noktası bulunup; şarap üretimi ve bağcılık gelişimi için bir dizi festival düzenlenmektedir.
GÖKÇEADA
Çanakkale’nin bir ilçesi olan Gökçeada, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük adası olma ayrıcalığına sahiptir. 91 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ada, Ege denizinin kuzeyinde, Saroz Körfezi’nin girişinde yer alıyor. Gökçeada, sessiz ve bir o kadar huzurlu atmosferiyle, kalabalıktan hoşlanmayıp, sakin bir tatil geçirmek isteyenler için idealdir.
ADATEPE
Adatepe, yukarıda bahsettiğim Çanakkale’nin en şirin tatil beldelerinden biri olan Küçükkuyu’ya bağlı bir köydür. Türkiye’nin önemli tarihi yerlerinden biri olan Zeus Altarı, Küçükkuyu’da Adatepe Köyü’nün denize bakan tarafında yer almaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınan köyde, en eski yapı neredeyse 263 yıllıktır. Köydeki yerleşimlerin her biri taş yapı geleneğine bağlı bir mimariye sahiptir. Adatepe’deki tüm evlerin taşları, çevredeki küçük taş ocaklarından edinilmekte ve köydeki geleneksel taş işçiliği devam ettirilmektedir. Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, Kaz Dağları’nın batı yamaçlarında yer alan Adatepe Köyü, konum itibariyle yemyeşil, el değmemiş, bakir bir doğaya ve mis gibi berrak bir denize sahiptir.
KOCAKUM KOYU
Karabiga Kocakum Koyu, Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde yer alıyor. Karabiga’da Kocakum Koyu’nun dışında Söğütlüyalı, Mersin, Fırıncık ve Şahmelek Koyu gibi daha birçok doğal koy bulunuyor. Tüm bu koylar tertemiz suyu ve el değmemiş tabiatıyla gören herkesi büyülemeyi başarıyor. Bu koylar arasında kuşkusuz en popüler olanı Kocakum Koyu oluyor. Kocakum Koyu, Karabiga’nın 1 kilometre kuzeyinde yer alıyor.
AKVARYUM KOYU
Akvaryum Koyu, diğer adıyla Mermer Burnu, Çanakkale’ye bağlı bir ada olan Bozcaada’da yer alıyor. Ege’deki en popüler koylardan biri olan Akvaryum Koyu, adının hakkını fazlasıyla veriyor. Zira sualtı zenginliğiyle göz kamaştıran koyun denizinde, deniz canlılarını izlemenin ve onlarla birlikte yüzmenin keyfi bir başka oluyor.
BÜYÜK KEMİKLİ BURNU
Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde Anafartalar Köyü civarında bulunan Büyük Kemikli Burnu, doğal güzelliğiyle dikkat çeken bir yerdir. Doğal kaya oluşumları ile farklı görünüme sahip olan Büyük Kemikli Burnu, özellikle dalış gibi sualtı sporlarıyla ilgilenenler için oldukça idealdir. Ayrıca bölgede bulunan lagün gölü de görülmeye değerdir. Göl, günümüzde balık çiftliği olarak kullanılmaktadır. Tertemiz havası, ılık rüzgarı ve sessiz atmosferiyle Büyük Kemikli Burnu’na bayılacaksınız!
KÖMÜR LİMANI
Çanakkale’nin doğa harikası köşelerinden biri olan Kömür Limanı, Gelibolu Yarımadası’nda, Saroz Körfezi üzerinde yer alıyor. Ağaçlarla çevrili küçük bir cep şekline sahip olan koy, zıpkınla balık avlamak, kamp kurmak ve sualtı dalışı gerçekleştirmek için oldukça ideal. Özel bir işletmeye bağlı olan Kömür Limanı, işletme sahiplerinin duyarlılığı ile her türlü tahripten korunmayı başarıp; bakir kalmaya devam ediyor. Fakat koya ve kamp alanına giriş için ücret vermek gerekiyor. Kömür Limanı Koyu’nun, akvaryum gibi denizi, yemyeşil tabiatı ve tertemiz havası ile birlikte şehirden uzaklaşmak için özellikle İstanbul’a yakın en ideal kamp alanlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Koyda konaklamak istiyorsanız tek seçenek kamp kurmak; zira pansiyon veya apart otel gibi konaklama hizmetleri burada bulunmuyor. Kamping alanlarında çadırlar bulunup; dileyenler kendi çadırlarını istedikleri yere kurabiliyor. Bunun yanı sıra koyda yeme-içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir kafe bulunuyor. Kömür Limanı Koyu’nda taşlık alanlar fazlaca olduğu için yanınıza deniz ayakkabısı almanızı öneriyoruz. Ayrıca akşam saatlerinde havanın soğuduğunu ve yanınızda bir ceket bulundurmanın faydası olacağını da söylemeden geçmeyelim.
KOZDAĞI MİLLİ PARKI
Ege ve Marmara bölgeleri geçiş zonu üzerinde, Balıkesir ile Biga Yarımadası arasına yayılmış olan Kazdağı Milli Parkı, 20.935 hektarlık geniş bir alana yayılmaktadır. Türkiye’nin akciğeri olarak nitelendirilen Kazdağı, 1994 yılında Milli Park statüsüne alınmıştır. Kazdağı Biga Yarımadası üzerindeki en yüksek dağ olup; devlet tarafından koruma altına alınmıştır. Bundan dolayı park içerisinde avlanma gibi aktivitelere ve üretim faaliyetlerine izin verilmeyip; ekosistem kendi doğal işleyişine bırakılmıştır. Dolayısıyla parka zarar verecek herhangi bir harekette bulunmanın devlet tarafından cezalandırıldığını belirtmekte fayda var. Kazdağı’nın mitolojideki adı İda Dağı’dır. Ve hatta Yunan mitolojisinde anlatılan pek çok efsanede adı geçmektedir. Milli park ve çevresinde Killa, Thebe, Khrysa, Antandros, Anderia, Astrya ve Pedosos gibi antik kentlere ait kalıntılar mevcuttur. Bunun yanı sıra parkın güneyinde Türkiye’nin en önemli kaplıcalarından biri olan Güre Kaplıcaları yer almaktadır.
DUR YOLCU ANITI
“Dur Yolcu” şiirinin iki mısrası ile iki figürden oluşan anıt, Değirmen Burnu Tabyası’nın ardındaki tepenin yamacında bulunuyor. 1960’da Asteğmen Seyran Çebi tarafından yaptırılan anıt, Çanakkale Boğazı’ndan geçen bütün gemilerin görebileceği bir konumda olmasının yanı sıra şehrin tarafından da görülebilecek bir konumda. Geceleri aydınlatılan anıt hem tarihi önemiyle hem de ihtişamıyla ziyaretçilerini etkisi altına alan bu anıt, Çanakkale’nin de simgeleri arasında yer alıyor.
YENİ ZELANDA ANITI
Eceabat ilçesindeki Conk Bayırı üzerinde yer alan Yeni Zelanda Anıtı, Mimar S. Hurts Seager tarafından tasarlanmış ve 1925 yılında inşa edilmiştir. 4 Yeni Zelanda Anıtı’ndan biri olan anıtın duvarının üzerinde 865 askerin adı bulunuyor. Ayrıca her yıl 25 Nisan’da anıtın önünde anma törenleri yapılmaktadır. Anıt, Conkbayırı’nda savaşıp hayatını kaybeden 4,223 Avustralyalı ile 709 Yeni Zelandalı askerin anısına dikilmiştir. 25 Nisan 1915 tarihinde Anzakların çıkarma yaptığı bölge, Türkler ve Anzaklar arasında gidip gelmiş ve en sonunda 6 Ağustos 1915 tarihinde bölge Anzaklar tarafından ele geçirilmiştir.
NAMAZGAH TABYALARI
Çanakkale tur rotaları arasında ilgi gören noktalar arasında Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış olan Namazgah Tabyaları da yer alıyor. Korunaklı yapısı ile namaz esnasında güvenlik sağlaması nedeniyle cuma namazlarının bu tabyalarda kılındığı biliniyor ve ismi de buradan geliyor.
0 Yorumlar