Elazığ’da Gezilecek Yerler


0

Tarihi Harput Kalesi’nin yer aldığı tepenin yamacına kurulmuş olan Elazığ şehri, deniz seviyesinden 1067 metre yükseklikte bulunuyor. Hafiften meyilli bir zemin üzerinde olan şehrin tarihi oldukça yeni olmasına karşın bölgenin tarihi bir o kadar eskidir. Bu sebeple Elazığ ile Harput’un tarihinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. M.Ö. 2000’li yıllarda Doğu Anadolu’ya yerleşen Hurriler bölgeye yerleşen ilk topluluktur. Sonrasında Hititlerin hüküm sürdüğü topraklarda M.Ö. 9. asırdan itibaren Doğu Anadolu’da devlet kuran Urartular Harput’ta uzun süre hüküm sürmüştür. Yaklaşık olarak 550 bin 667 kişilik bir nüfusa sahip olup toplamda 11 ilçesi bulunmaktadır.

HARPUT KALESİ

Tarihsel kaynaklara göre Harput Kalesi, MÖ 8’inci yüzyılda Urartu Krallığı tarafından kurulmuştur. MÖ 6’ncı yüzyıldan itibaren Persler’in hâkimiyeti altına girmiştir. MÖ 1’inci yüzyıl ile MS 11.’inci yüzyıl arasında Part, Roma, Sasani, Bizans ve Abbasiler arasında büyük mücadelelere sahne olmuş, 11. yüzyılın sonuna kadar Bizans hâkimiyeti altında devam etmiştir. Bu süre zarfında Ziata Castellum ve Kharpete, Arapça’da Hısn-ı Ziyad adıyla anılan kale, 1085 yılında Çubukoğulları, 1112 yılında Artukoğulları, 1234 yılında Selçuklular’ın egemenliği altında kalmıştır. Kale, Çubuk Bey’in, Artuklu Beyi Belek Gazi’nin ve Selçuklu Beyi Alaeddin Keykubad’ın hükümet merkezi olmuş, 1366 yılında Dulkadiroğulları ve Akkoyunlu devletleri arasında sık sık el değiştirmiştir. Kale, 1465 yılında Akkoyunlu Hükümdarı Hasan Bahadır Han (Uzun Hasan) tarafından ele geçirilerek Akkoyunlu idaresine alınmıştır. Harput Bölgesi ve Kalesi, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresine geçmiştir. Harput Kalesi hakkında çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında yaşanan su kıtlığı nedeniyle, zamanın hükümdarının emriyle harcın hazırlanmasında su yerine süt kullanıldığı, bu yüzden de kaleye “Süt Kalesi” dendiği söylenmektedir.
İç kale ve dış surlar olmak üzere iki bölümden meydana gelen Harput Kalesi’nin özgün bir yapı olarak günümüze kadar korunabilmesinde Artuklu Dönemi’nde yapılan onarımların katkısı büyüktür. Kale daha sonra Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve Osmanlı Dönemi’nde de onarımlar görmüştür. Kalesinin dış surları tamamen yıkılmıştır. Yalçın kayalar üzerinde inşa edilen ve kuşatılması oldukça zor olan kale, içerisinde hastane, tahıl ambarı, darphane, su sarnıcı, cephanelik, cami ve çok sayıda sivil yapının bulunduğu büyük bir mahalledir.

KARAKOÇAN GOLAN KAPLICALARI

Elazığ’ın Karakoçan ilçesine 18 kilometre uzaklıkta bulunan Karakoçan Golan Kaplıcaları, her sene onlarca misafire ev sahipliği yapıyor. İçerisinde yer alan doğal zenginlikleri ile kendinden söz ettiren Karakoçan ilçesinin batısındaki Yoğunağaç Köyü’nde bulunan  Peri Çayı’nın hemen yanında konumlanan Karakoçan Golan Kaplıcaları, Peri Suyu ile birlikte oldukça güzel bir manzarayı gözler önüne seriyor. Refik Saydam Merkez Hıfsı Sıhha Enstitüsü’nün raporunda yer alan bilgilere göre kaplıcaların romantizma, nevrit, poli-nevrit, kırık-çıkık, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Madensel sular yönünden oldukça zengin olan Karakoçan ilçesindeki bu kaplıcalar, gerek eğlenceli vakit geçirmeniz gerekse dinlenmeniz için oldukça elverişlidir.

ÇIRÇIR ŞELALESİ

Şelaleleri ile ünlenen Elazığ doğal güzellikler arasında yerini alırken Çırçır Şelalesi Dünya’nın en genç şelalesi olarak biliniyor. Keban Barajı’ndan akan sular ile birleşen şelale göz dolduran bir şehvetle akmakta. Gizli cennet olarak isimlendirilen şelaleyi mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Yazın bunaltıcı sıcaklarında şarıl şarıl akan suyun yarattığı serin hava oldukça rahatlatıcı etki yaratmakta. Ayrıca burada yer alan alabalık tesislerinde lezzetli bir yemek yiyerek gününüzün keyifli geçmesini sağlayabilirsiniz.

SAKLIKAPI KANYONU

Şehrin Baskil ilçesine bağlı olan Akuşağı Köyü sınırlarındaki Saklıkapı adını alan kanyon, bir doğa harikası olup  karstik oluşumları, flora ve faunasıyla görenlerin dikkatini çekmeyi her daim başarıyor. Yaklaşık olarak 4 kilometre bir uzunluğa sahip olan kanyonun bir ucu Fırat Nehri’ne açılmakta.

KARA LEYLEK KANYONU

Kara Leylek Kanyonu dünyada sayılarının 10-15 bin çift olduğu tahmin edilen Kara Leyleklerin yuva yaptığı doğa harikası bir alandır. Kanyon, Fırat nehri üzerinde Elazığ’ın Baskil ilçesinin  Kumlutarla köyü sınırları içerisinde ve köy merkezine  3 km uzaklıktadır. Kanyona ulaşım teknelerle yapılmaktadır.

ELAZIĞ KÜLTÜR PARKI

2015 senesinde yapımı tamamlanan Kültür Parkı, Doğu ve Güneydoğu’da bir ilke sahip olması nedeniyle önemli bir cazibe merkezi olma niteliğini taşıyor. İçerisinde pek çok sosyal tesisin bulunduğu park, göz dolduran peyzaj mimarisiyle de kendinden söz ettiriyor. Oldukça büyük bir alana yayın parkta gençlik merkezi adı altında dokuz adet kafe ve restoran yer alıyor olup hepsi tarihsel bir devre mal edilmiş ve tarihsel açıklamalarıyla oldukça hoş bir ortam oluşturuyor.

HARPUT BUZLUK MAĞARASI

Elazığ şehir merkezine 12 kilometre mesafede yer alan Buzluk Mağarası, Keban Baraj Gölü’ne manzaraya sahip bir konumda bulunuyor. Mağaranın tarihi Urartulara dek uzanıyor olup bu yönden Harput’tan bile eski bir geçmişe sahip olduğu biliniyor. Turizm yönünden yoğun olarak ziyaret edilen mağaranın önemli bir özelliği ise yaz dönemlerinden serin kış dönemlerinde ise sıcak oluşudur.

HAZAR GÖLÜ VE PLAJI

Elazığ’a 22 kilometre mesafede yer alan Hazar Gölü ve Plajı, Hazarbaba ve Mastar dağları arasında konumlanmış olup Türkiye‘nin güzellikleri arasında yerini alıyor. Mavi ve yeşilin birbiri ile harikulade uyumunu görebileceğiniz muhteşem bir sahil şeridi ile karşımıza çıkıyor. Berrak, sodasız ve tuzsuz suyu ile aynı zamanda büyüklüğü ile de yerel halk tarafından Hazar Denizi olarak adlandırılıyor.

KEBAN BARAJI VE GÖLÜ

Elazığ’ın sahip olduğu en popüler yerlerden biri olan Keban Barajı ve Gölü aynı zamanda şehrin tüm elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. Atatürk Barajı ve beraberinde ülkemizin en büyük göllerinden biri olma özelliğine sahiptir. Baraj, 675 kilometrelik bir alanı kapsıyor olup yapımından sonra hemen yakınında Keban Barajı Gölü yapılmıştır. Baraj içerisinde oldukça fazla balık türü barınmaktadır.

Comments

comments


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Ahmet Aydoğan

0 Yorumlar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir